Uzak denizlerin kıyısında, mavi suların köpükleriyle şarkılar söylediği bir liman kasabasında yaşayan güçlü mü güçlü bir denizci varmış: Temel Reis. Onun kadar ıspanak seven, ıspanaktan güç alan başka kimse yokmuş. Fakat bir gün, kasabanın pazarındaki ıspanak tezgâhlarında tuhaf bir şey fark edilmiş:
Ispanakların hepsi bir gecede ortadan kaybolmuş!
Kasabanın esnafı sabah dükkânlarını açınca boş tezgâhları görünce paniklemiş. “Hırsız mı var?” demiş biri. “Yoksa ıspanaklar uçtu mu?” diye şaşırmış bir diğeri. O sırada limandan neşeli bir türkü söyleyerek gelen Temel Reis, ortalığı böyle görünce kaşlarını kaldırmış:
“Benim ıspanaklarım nereye gitti haaa?”
Pazarcılar telaşla Temel Reis’e bakmış. İçlerinden yaşlı bir adam öne çıkmış:
“Temel Reis… Bu gece pazarın tepesinde garip bir ışık gördük. Sanki ay bile korkup saklandı. Bir fıslama sesi duyduk. Ispanaklar da o saatten sonra yok oldu.”
Temel Reis düşünmüş düşünmüş. Sonra elini çenesine koyup:
“Bu işte bir büyü var… Olabilir de olmayabilir de! Ama ben gidip araştırayım en iyisi!” demiş.
Gizemli Sesin Peşinde
Temel Reis, kaybolan ıspanakların izini sürmek için kasabanın dışında bulunan Karanlık Çınar Ormanına gitmiş. O orman o kadar sık ağaçlarla doluymuş ki güneş bile girmezmiş. Her adımda ağaçların arasından tuhaf sesler yükseliyormuş:
“Fısss… fıssss…”.
Temel Reis önce yalan rüzgârının uğultusu sanmış ama ses gittikçe yaklaşınca bunun rüzgâr olmadığını anlamış. Birden karanlıkta iki sarı göz parlamış.
Bir yaratık!
Kocaman gövdeli, yeşilimsi derili ve sırtında dev bir kutu taşıyan tuhaf bir yaratık. Kutunun üzerinde de altın yazılar varmış:
“BÜYÜLÜ ISPANAK KUTUSU”
Temel Reis şaşırmış:
“Hop hop dur bakayım! Sırtındaki o kutu nedir ha?”
Yaratık hırlamış:
“Ssssakın yaklaşma. Bu kutu bana ait. Büyücüm Alyork bana emretti, tüm ıspanakları buraya topladım!”
Temel Reis sinirlenmiş:
“Oooo! Ispanakları çalamazsın! Onlar benim enerji kaynağım!”
Yaratık kötü kötü gülmüş:
“Aynen öyle! Artık kimse güçlenemeyecek. Alyork tüm ıspanakları kendi sihirli karanlık çorbasında kullanacak! Hahaha!”
Temel Reis, ıspanak olmadan dövüşemezmiş. Bu yüzden akıllıca bir plan yapmış.
Temel Reis’in Kurnaz Planı
Temel Reis yaratığa yaklaşarak:
“Eh be dostum, o kutu çok büyük. Tek başına taşımak zor olmuyor mu?”
Yaratık şaşırmış:
“Eee… oluyor tabii.”
“Bak ben güçlü bir denizciyim. Sana yardım edeyim, beraber taşıyalım.” demiş Temel Reis.
Yaratık bu teklifi düşünmüş. Hiç kimse ona yardım etmemişti ve ağır yük taşımaktan sırtı ağrıyordu.
“Peki…” demiş.
Tam Temel Reis kutuyu kaldıracakmış ki içinden hafif bir parıltı sızmış. Kutunun içinde kaybolan tüm ıspanaklar, gizli bir büyüyle yeşil ışık saçıyormuş.
Tam o anda Temel Reis parıldayan bir yaprağı yakalamış ve ağzına atmış.
“Hopppp!”
Ispanak bir anda gücünü göstermiş.
“Şimdi buna dayan bakalım!”
Temel Reis yumruğunu havaya kaldırmış ve “POWW!” diye yaratığın yanından geçmiş, yaratığı devirmeden ayağını kaydırarak yere yatırmış. Yaratık şaşkın bir çığlık atmış:
“Ne yaptın sen?!”
“Ben Temel Reisss! Ispanak yoksa ben de yokum!”
Büyücü Alyork’un Kara Mağarası
Temel Reis kutuyu alarak ormanın en derinindeki Kara Mağara’ya doğru yürümüş. Çünkü büyücünün burada yaşadığını biliyormuş. Mağaraya girince duvarlardaki semboller parlamaya başlamış. Ortada uzun, sakallı, pelerinli bir büyücü duruyormuş.
Büyücü Alyork sesini yükseltmiş:
“Demek büyülü ıspanak kutumu çalmaya geldin…”
Temel Reis kutuyu yere bırakmış:
“Sen benim ıspanaklarımı çaldın. Onları geri istiyorum!”
Alyork kötü bir kahkaha atmış:
“Artık çok geç! Bu kutu sayesinde tüm güç bende olacak!”
Ve sihirli asasını kaldırmış. Kutudan yeşil bir enerji yükselmiş.
Temel Reis hemen kutunun kapağını açmış. İçeriden bir rüzgâr gibi taze ıspanak kokusu yayılmış.
“Benim besinim geldi ha!”
Bir avuç ıspanak daha yiyen Temel Reis’in kasları kabarmış, sesi gürleşmiş, gözleri parlamış.
Alyork korkmuş ama yine de saldırmış. Fakat Temel Reis tek bir yumrukla büyücünün asasını parçalamış. Asanın büyüsü bozulunca tüm ıspanaklar serbest kalmış ve kutudan dışarı uçmuş.
Mağaranın tavanı sallanmış, duvarlardaki semboller sönmüş.
Alyork yere düşmüş ve iç çekmiş:
“Ben… ben sadece en güçlü olmak istiyordum.”
Temel Reis ona elini uzatmış:
“Güç büyüyle değil, iyilikle kazanılır dostum. Hadi ıspanak hırsızlığı yapma bir daha.”
Büyücü mahcup bir şekilde başını sallamış.
Kasabaya Dönüş ve Büyük Şenlik
Temel Reis tüm ıspanakları büyük torbalara doldurup kasabaya dönmüş. Pazarcılar onu görünce sevinç çığlıkları atmış:
“Yaşasın! Ispanaklarımız geri geldi!”
Kasabalılar Temel Reis için büyük bir şenlik düzenlemiş. Masalar ıspanak yemekleriyle donatılmış: ıspanaklı börek, ıspanak çorbası, ıspanaklı pide, ıspanak salatası…
Temel Reis kocaman bir tabak ıspanak yedikten sonra gülümseyerek şöyle demiş:
“Ben oldukça ıspanaklar güvende, ıspanaklar oldukça ben güçte!”
O günden sonra kasabada kimse ıspanak çalacak cesareti bulamamış. Çünkü herkes biliyormuş ki Temel Reis her zaman orada, denizlerin ve ıspanakların koruyucusu.
Ve masal burada biter, ıspanağın gücü kalplerde yeter!
