Ana SayfaYaşa Göre5-6 Yaş MasallarıRenkli Köy ve Sihirli Kaval

Renkli Köy ve Sihirli Kaval

Kavalın büyülü sesiyle dürüstlüğü, sözünde durmayı ve paylaşmayı öğreten eğitici bir çocuk masalı.

Uzak diyarların birinde, Renkli Köy adında küçük ama çok neşeli bir yer varmış. Bu köyde evlerin çatıları kırmızı, pencereleri mavi, kapıları sarıymış. Köy halkı çalışkan, yardımsever ve güler yüzlüymüş. Sabahları kuş sesleriyle uyanır, akşamları ise meydanda toplanıp hikâyeler anlatırlarmış.

Ama bir gün, köyde tuhaf şeyler olmaya başlamış.

Önce fırıncı Hasan Usta fark etmiş.
“Ekmeklerim kayboluyor!” diye bağırmış.

Sonra manav Elif Teyze gelmiş:
“Elmaları kim yedi?” demiş.

Meğer köyü minik ama çok yaramaz fareler basmış. Fareler geceleri ortaya çıkıyor, yiyecekleri kemiriyor, torbaları deliyor, ortalığı karıştırıyormuş. Köy halkı önce süpürgelerle, sonra kapanlarla denemiş ama fareler çok zekiymiş, hiçbirine yakalanmamışlar.

Günler geçtikçe köylüler üzülmeye başlamış. Çocuklar bile korkar olmuş.

Bir gün köy meydanında büyük bir toplantı yapılmış.

“Bir çözüm bulmalıyız,” demiş köyün muhtarı.
“Ama nasıl?” diye sormuş herkes.

Tam o sırada, kimsenin daha önce görmediği uzun pelerinli, güler yüzlü bir genç meydana girmiş. Elinde parlak, işlemeli bir kaval varmış.

“Benim adım Arin,” demiş.
“Ben seslerin dilini bilirim. İsterseniz köyünüzü farelerden kurtarabilirim.”

Köylüler şaşırmış.
“Nasıl yani?” diye sormuşlar.

Arin gülümsemiş.
“Kavalımla,” demiş.

Köylüler çaresiz oldukları için kabul etmişler.
“Eğer başarırsan sana istediğin kadar yiyecek ve altın veririz,” demiş muhtar.

Arin kavalını dudaklarına götürmüş ve yumuşak, neşeli bir melodi çalmaya başlamış. Bu müzik öyle güzelmiş ki, sanki rüzgâr bile durup dinlemiş.

Bir anda…
Fareler deliklerinden çıkmış!
Küçük, büyük, gri, kahverengi… Hepsi sıraya girmiş ve müziğin peşinden yürümeye başlamış.

Arin onları köyün dışındaki geniş çayıra kadar götürmüş. Orada müziği değiştirmiş; bu kez veda eden, sakin bir melodi çalmış. Fareler başlarını sallamış ve bir daha geri dönmemek üzere uzaklaşmışlar.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir:  Pat Pat Filcik’in Göl Macerası

Köy kurtulmuştu!

Herkes sevinçten zıplamış. Çocuklar alkışlamış, büyükler Arin’e teşekkür etmiş. Ama günler geçtikçe köylüler verdikleri sözü unutmuş.
“Bir kavalcıya o kadar altın mı?” demişler.
“Bir melodi çaldı sadece,” diye fısıldaşmışlar.

Sonunda Arin’e çok az bir ödül vermişler.

Arin üzülmüş ama kızmamış. Sadece şunu söylemiş:
“Verilen söz tutulmazsa, kalpler de küçülür.”

Ve köyden ayrılmış.

Bir hafta sonra köyde yine bir gariplik başlamış. Bu sefer fareler değil… çocuklar sorun olmuş. Kimse ders yapmak istemiyor, kimse paylaşmıyor, herkes bağırıyor, kırıyor, döküyormuş.

Anneler babalar çok üzülmüş.
“Ne oldu bizim çocuklara?” demişler.

Tam o sırada Arin geri gelmiş. Ama bu kez kavalından öğretici, yumuşak ve umut dolu bir melodi yükselmiş.

Çocuklar müziğin etrafında toplanmış. Arin onlara hikâyeler anlatmış

Müzik ve hikâyelerle çocuklar yeniden gülmeye başlamış. Yardımlaşmışlar, özür dilemişler, oyunlar oynamışlar.

Köylüler bu kez anlamış.

Muhtar diz çökmüş:
“Biz hatamızı anladık. Asıl zenginlik, sözünde durmaktır.”

Köy halkı Arin’den özür dilemiş ve verdikleri sözü iki katıyla tutmuşlar. Ama Arin altını değil, sadece bir şey istemiş:

“Bu köyde herkes verdiği sözü tutsun.”

O günden sonra Renkli Köy daha da güzelleşmiş. Fareler hiç dönmemiş. Çocuklar büyüdüğünde bile Arin’in melodisini ve derslerini unutmamışlar.

Ve kavalın sesi hâlâ rüzgârla birlikte köyün üzerinden geçermiş…

Benzer Masallar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz