Pazartesi, Aralık 1, 2025
Ana SayfaYaşa Göre3-4 Yaş MasallarıFış Fış Balık ve Parlayan Taş

Fış Fış Balık ve Parlayan Taş

Fış Fış Balık’ın Parlayan Taş’ı kurtarmak için denizlerde yaşadığı büyülü macera.

Denizlerin en derin, en sessiz köşesinde, suyun içi mavi bir gece gibi karanlıkken, minik bir balık yaşardı. Adı Fış Fıştı.
Bu ismi almasının bir sebebi vardı: Yüzdüğü yerde köpükler bırakır, suyun içinden minik “fış fış” sesleri yükselirdi. Hem neşeli, hem meraklı, hem de biraz hayalperestti.

Bir gün Fış Fış denizin dibinde dolaşırken, yosunların arasından hafif hafif bir ışık yükseldiğini fark etti.
Sanki karanlık denizi yaran bir yıldız parçası oraya düşmüş gibiydi.

Merakına yenik düşen Fış Fış, ışığın kaynağına doğru yüzdü.
Ve orada…
Yuvarlak, kavanoz kapağı kadar bir Parlayan Taş buldu.

Taş sadece parlamıyordu; içinden ince bir melodi yükseliyordu.
“Ding… ding… ding…”
Sanki güneşin su altında şarkı söyleyen küçük bir kardeşi vardı.

Fış Fış hemen taşı yüzgeçleriyle kavradı.
“Sen de kimsin böyle?” diye sordu.
Taş bir anda titredi ve içinden çok ince, neredeyse su kabarcığı kadar narin bir ses duyuldu:

Ben bir Ayışığı Taşıyım. Denizlerin ışığını toplar, sonra ihtiyacı olana veririm. Ama kayboldum… Eve dönmem gerek.

Fış Fış şaşırdı.
“Eve mi? Peki neresi senin evin?”

Taş tekrar parladı:
Kuzey Parıltıları Mağarası. Orası olmadan ışığım söner…

Fış Fış, hiç düşünmeden:
“Ben seni götürürüm!” dedi.
Belki de macera ruhu onu itmişti, belki de denizlerde ilk defa böyle konuşan bir şeyle karşılaşmıştı.


Büyük Yolculuk Başlıyor

Fış Fış ile Parlayan Taş yola çıktı.
Ancak Kuzey Parıltıları Mağarası, denizlerin en uzak tarafındaydı; oraya gitmek cesaret istiyordu.

İlk önce Karanlık Akıntılar’dan geçmeleri gerekiyordu.
Bu akıntılar, denizi siyaha boyayan sıcak-soğuk suların arasında uzanan… uğultulu bir tünel gibiydi.

Fış Fış içeri girince korktu:
Su karanlıktı, akıntı güçlüydü.
Tam geri dönecekti ki Parlayan Taş birden ışığını biraz daha artırdı.

Korkma Fış Fış. Işığım yolumuzu gösterir.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir:  Kulağına Deniz Fısıldayan Kız

Işığın rehberliğinde ikili, akıntının içinden ilerledi.
Fış Fış her “fış fış” sesinde daha cesur hissediyordu.


Gölgeler Ormanı

Akıntıdan çıkınca önlerinde dev bir sualtı ormanı belirdi.
Burası yosun değil, “Koral Gölgeleri” denilen canlı mercanlardan oluşuyordu.
Hareket ediyorlar, şekil değiştiriyorlar, yol kapatıyorlardı.

Bir gölge mercanı kollarını açıp yollarını kesince derin bir sesle konuştu:

Bu ormana ancak ışığa saygı duyan geçer. Seni taşıyan balık, ışığın anlamını biliyor mu?

Fış Fış korkudan titredi ama sonra kendini toparladı:

“Ben… ben ışığın kendisi kadar güzel olduğunu bilirim,” dedi.
“Çünkü ışık, karanlıkta bile umut demektir. Taş’ın ışığı olmasa çoktan kaybolmuştum.”

Koral Gölgeleri bir süre düşündü…
Sonra yavaşça açıldı.

Geçebilirsin küçük balık. Gerçek bir yüreğin var.


Kuzey Parıltıları Mağarasına Varış

Uzun bir yolculuktan sonra, denizin üstünde gökyüzünü mora boyayan ışıkların dans ettiği bir yere vardılar.
Gökyüzünde kuzey ışıkları parlıyor, suyun altına renk renk gölgeler düşüyordu.

Mağaranın kapısına geldiklerinde duvarlar taşın ışığıyla titredi.
Sanki onu tanıyormuş gibi…

Parlayan Taş sevinçle konuştu:

Burası! Evim!

Taş, mağaranın ortasındaki kristal yuvanın içine yerleşti.
Yerleşir yerleşmez mağara birden ışıkla doldu; su duvarları mor, mavi, pembe renklere boyandı.

Fış Fış büyülenmiş gibi baktı.

Taş ise son kez konuştu:
Beni getirdiğin için minnettarım. İstersen bir dileğini yerine getirebilirim.

Fış Fış hiç düşünmeden:

“Benim dileğim…” dedi, “Denizde kaybolmuş her balığın yolunu bulabilmesi.”

Taş ışığını genişletti.
O günden sonra geceleri denizin dibinde soluk soluk parlayan ışıklar görünmeye başladı.
Bunlar Parlayan Taş’ın, kaybolanlara yol gösteren küçük ışık parçalarıydı.

Fış Fış balık ise masmavi denizin en cesur ve en iyi kalpli balığı olarak anıldı.

Ve her yüzdüğünde su hâlâ “fış fış” diye şarkı söylemeye devam etti…

Benzer Masallar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz