Bir zamanlar yumuşacık tüyleri olan Miskin adında tatlı bir kedi varmış. Miskin akşam olunca bahçede dolaşmayı, yıldızlara bakmayı çok severmiş.
Bir akşam gökyüzünde pırıl pırıl yıldızlar çıkmış. Rüzgâr yavaşça esiyor, ağaçlar hafif hafif sallanıyormuş. Miskin yürürken yerde küçük bir oyuncak ayı görmüş.
Oyuncak çok güzelmiş. Ama Miskin hemen durup düşünmüş:
“Bu oyuncak benim değil. Demek ki bir arkadaşımın.”
Miskin oyuncağı almamış. Yanına oturup beklemiş. Biraz sonra küçük Tombik Tavşan gelmiş. Tavşanın gözleri oyuncak ayıyı görünce parlamış.
— Oyuncağımı bulmuşsun! diye sevinmiş.
Miskin gülümsemiş.
— Onu aldığımı düşünmedim. Çünkü senin oyuncağın olduğunu biliyordum.
Tombik Tavşan çok mutlu olmuş.
— Sen çok iyi bir arkadaşsın Miskin. İstersen birlikte oynayabiliriz.
Birlikte biraz oynadıktan sonra gece iyice sessizleşmiş. Ay gökyüzünde parlıyormuş.
Miskin esnemiş.
— Sanırım artık uyku zamanı, demiş.
Tombik Tavşan da başını sallamış.
İkisi de çimenlerin üzerine uzanmış. Rüzgâr yumuşacık esmiş, yıldızlar parlamış.
Miskin mırıldanarak gözlerini kapatmış:
“Başkasının oyuncağına saygı gösterince kalbimiz de huzurlu oluyor…”
Ve o sessiz gecede Miskin tatlı bir uykuya dalmış.
İyi geceler… Tatlı rüyalar…
Ebeveyn Notu
Bu masal, küçük çocuklara başkasının eşyasına saygı duymayı ve izin istemenin önemini yumuşak bir hikâye diliyle anlatmak için hazırlanmıştır. Miskin kedinin davranışı sayesinde çocuklar, paylaşmanın ve nazik olmanın arkadaşlıkları güçlendirdiğini fark edebilir. Masalı okurken çocuğunuza “Miskin neden oyuncağı hemen almadı?” veya “Sen olsaydın ne yapardın?” gibi basit sorular sorarak sohbet başlatabilirsiniz. Böylece çocuk hem hikâyeyi daha iyi anlar hem de empati kurmayı öğrenir. Uyku öncesi sakin bir atmosferde okunduğunda, masal çocukların rahatlamasına ve huzurlu bir şekilde uykuya hazırlanmasına da yardımcı olabilir. Ayrıca çocuklara izin isteme, sırayla oynama ve başkalarının duygularını düşünme gibi temel sosyal becerileri hatırlatmak için güzel bir fırsat sunar.
