Bir varmış, bir yokmuş…
Minik bir civciv varmış.
Adı Civciv Mimi’ymiş
Civciv Mimi’nin sarı, yuvarlak bir topu varmış.
Bu topu çok severmiş.
Yuvarlar, güler, “cik cik” diye sevinirmiş.
Bir gün Mimi topuyla oynarken…
Top hop diye yuvarlanmış.
Yuvarlanmış… yuvarlanmış…
Ve kaybolmuş!
Mimi şaşırmış.
“Cik?” demiş.
“Topum nerede?”
Önce çiçeğe bakmış
“Topum burada mı?”
Çiçek sessizmiş.
Sonra ağaca bakmış
“Topum burada mı?”
Ağaç yapraklarını sallamış.
Sonra minik bir kedi görmüş
Kedi “miyav” demiş.
Ama top onda değilmiş.
Mimi biraz üzülmüş.
Ama sonra…
Hop!
Top, çalının altından çıkmış
Sarı, yuvarlak, minicik!
Mimi çok sevinmiş.
“Cik cik cik!” demiş.
Topunu kucaklamış.
Artık Mimi topuyla daha yavaş oynamış.
Kaybolmasın diye dikkat etmiş.
Ve mutlu mutlu oynamış
Masal burada bitmiş.
Civciv Mimi mutluymuş.
Bebek de huzurluymuş.

