Bir varmış, bir yokmuş…
Yüksek tepelerin ardında, sisli sabahların içinden geçince ortaya çıkan, gizli bir vadi varmış. Bu vadiyi çok az canlı bilirmiş ve bilenler de orayı koruyacağına söz verirmiş. Çünkü vadinin ortasında, geceleri mavi bir ışıkla parlayan Zaman Çiçeği denilen efsanevi bir bitki bulunurmuş.
1. Vadiye Düşen İki Yol
Bu gizli vadide iki dost yaşarmış:
- Şarkıları ormanın ruhunu titreten Ağustos Böceği Ziry
- Keskin zekâsı ve düzenli çalışmasıyla kolonisini yönlendiren Karınca Mirna
Ziry günlerini yüksek dallarda şarkı söyleyerek geçirirmiş. Şarkıları öyle güzelmiş ki, rüzgâr bile ona eşlik edermiş.
Mirna ise her sabah güneş daha doğmadan yuvasından çıkıp planlı bir şekilde çalışmaya başlarmış.
Bir gün Ziry, şarkı söylerken ağaçların arasından garip bir ışık görmüş. Merakına yenilip ışığa doğru kanat çırpmış. Işık, vadinin merkezindeki Zaman Çiçeği’nden geliyormuş. Çiçeğin yaprakları mavi bir ateş gibi titreşiyor, etrafına sihirli bir serinlik yayıyormuş.
Ziry gözlerini kocaman açmış:
“Bu ne kadar büyüleyici bir şey!”
Tam o sırada Mirna çıkagelmiş.
“Bu çiçeğe yaklaşılmaz Ziry!” demiş. “Onu sadece bekçiler korur. Kokusu zamanı hızlandırır ya da yavaşlatır. Dikkat etmezsen başını belaya sokarsın.”
Ziry umursamazca gülmüş:
“Ben zaten şarkı söylerken zamanı unutuyorum, bunda kötü ne olabilir ki?”
Mirna iç çekmiş.
“Keşke biraz daha dikkatli olsan…”
2. Zaman Çiçeği’nin Laneti
Günlerden bir gün, Ziry sabahın erken vaktinde kimseler yokken çiçeğe biraz daha yaklaşmaya karar vermiş.
“Ben sadece biraz koklayacağım…” demiş kendi kendine.
Tam çiçeğe eğildiği anda aniden gözleri kamaşmış. Mavi bir ışık Ziry’yi sarmış ve şacc! diye bir sesle zaman duruvermiş.
Rüzgâr durmuş.
Ağaçların yaprakları havada asılı kalmış.
Dereden akan su donmuş gibi kıpırdamıyormuş.
Yalnızca Ziry kıpırdayabiliyormuş.
Panikle:
“Ben ne yaptım?!” diye bağırmış.
Vadinin dışına koşmak istemiş ama zaman donduğu için hiçbir şey çalışmıyormuş. Yalnızca sessizlik… ve Zaman Çiçeği’nin mavi ışığı.
3. Mirna’nın Cesareti
Ziry’nin ortadan kaybolduğunu fark eden Mirna, izini sürmüş ve donmuş zamanı hemen anlamış.
“Ziry yine başını belaya sokmuş olmalı…” demiş ama endişeyle.
Vadiye adım atarken, Zaman Çiçeği’nin yakınında duran küçük bir kum saatini fark etmiş. Kum hiç düşmüyormuş. Üzerinde eski bir yazı:
“Zamanı bozan, kendi zamanını feda ederek düzeltir.”
Mirna yutkunmuş.
“Demek ki Ziry’nin zamanı akıyor, diğer her şey donmuş. Onu yalnız bırakamam.”
Ve cesaretini toplayıp çiçeğe yaklaşmış. Ziry onu görünce sevinçten havaya zıplamış:
“Mirna! Her şey durdu! Ne yapacağız?!”
Mirna sakin kalarak kum saatini göstermiş:
“Zamanı yeniden akıtmak için birinin kendi zaman gücünü çiçeğe vermesi gerekiyor. Ama bu riskli… yanlış yapılırsa sen sonsuza dek zamanda kaybolursun.”
Ziry korkmuş ama kararlıymış:
“Bu hatayı ben yaptım. Düzeltecek olan da ben olmalıyım.”
Mirna başını sallamış.
“Peki. Sana yol göstereceğim.”
4. Zamanın İçinden Geçen Yolculuk
Mirna’nın yardımıyla Ziry, Zaman Çiçeği’nin önünde durup şarkı söylemeye başlamış.
Ama bu kez şarkısı neşeli değilmiş… derinden gelen, bilinmeyen bir tınısı varmış. Sanki şarkı, zamanın içinden geçiyormuş.
Zaman Çiçeği yavaşça titremeye başlamış.
Mavi ışık Ziry’nin etrafını dönen bir girdaba dönüşmüş.
Mirna bağırmış:
“Ziry! Şarkıyı kesme, yoksa kaybolursun!”
Ziry nefesi kesilene kadar söylemeye devam etmiş.
Son notayı söyleyince her şey bir anda…
pat!
…diye geri gelmiş.
Rüzgâr yeniden esmiş.
Yapraklar tekrar düşmeye başlamış.
Dereden su akmış.
Zaman eski hâline dönmüş.
Ama Ziry yere yığılmış. Mirna hemen yanına koşmuş:
“Ziry! İyi misin?”
Ziry gözlerini açıp gülümsemiş:
“Sanırım… zaman bana biraz kızdı.”
5. Gerçek Dostluk
O günden sonra Ziry asla Zaman Çiçeği’ne izinsiz yaklaşmamış.
Mirna da ona bir gün şöyle demiş:
“Senin şarkıların vadinin ruhu, Ziry. Ama güç kontrolsüz olursa tehlikeye dönüşebiliyor. Sen de artık bunu öğrendin.”
Ziry saygıyla başını eğmiş:
“Evet. Ve bana yardım ettiğin için teşekkür ederim. Benim zamanım bitti sanmıştım.”
Mirna gülmüş:
“Ziry, sen benim dostumsun. Dostluk, zamanı bile tamir eder.”
Ziry kanatlarını çırpmış:
“O zaman sana özel bir şarkı söyleyeyim… Bu kez dikkatli olacağım ama!”
Mirna gözlerini devirmiş ama gülümsemiş:
“Tamam. Ama bu sefer çiçeğin yanında söyleme!”
Ve Ziry öyle bir şarkı söylemiş ki rüzgâr onu vadiden alıp tepelerin üzerine taşımış.
O şarkı günlerce yankılanmış, vadideki tüm canlılara gerçek dostluğun gücünü hatırlatmış.
