Ana SayfaYaşa Göre5-6 Yaş MasallarıAyakkabı Kutusunda Saklanan Bulut

Ayakkabı Kutusunda Saklanan Bulut

Sihirli bir bulutla başlayan hayal dolu çocuk masalı macerası

Bir zamanlar, gökyüzünün maviliği kadar güzel, yemyeşil tepelerle çevrili küçük bir kasaba varmış. Bu kasabada, meraklı mı meraklı bir çocuk yaşarmış. Adı Eren’miş. Eren’in en sevdiği şey eski eşyaları karıştırmak, unutulmuş kutuların içindeki sırları keşfetmekmiş.

Bir gün yağmurlu bir öğleden sonra, dedesinin tavan arasına çıkmış. Tavan arası eski kitapların, ahşap sandıkların ve tozlu oyuncakların kokusuyla doluymuş. Eren rafların arasında dolaşırken köşede duran eski bir ayakkabı kutusu dikkatini çekmiş.

Kutunun üstünde solmuş harflerle şöyle yazıyormuş:

“Bulutlara dikkat et.”

Eren şaşırmış.

“Bir ayakkabı kutusunda bulut mu olurmuş?” diye gülmüş.

Kutuyu açınca içinden yumuşacık, bembeyaz bir sis yükselmiş. O anda tavan arasının içi vanilya ve yağmur kokusuyla dolmuş. Sis dönüp durmuş, sonra minicik bir buluta dönüşmüş.

Bulut konuşmuş:

“Merhaba Eren.”

Eren korkudan geri sıçramış.

“Sen… sen konuşabiliyor musun?”

“Tabii,” demiş bulut neşeyle. “Benim adım Pofuduk.”

Eren gözlerini kocaman açmış.

“Gerçek bir bulut musun?”

“Eskiden gökyüzünde yaşardım,” demiş Pofuduk üzgünce. “Ama insanlar artık gökyüzüne bakmayı unuttular. Çocuklar telefon ekranlarına bakıyor, büyükler aceleyle yürüyor. Kimse bulutların şekillerini izlemiyor. Ben de küçülüp bu kutuya saklandım.”

Eren düşünmüş. Gerçekten de uzun zamandır gökyüzüne dikkatlice bakmamıştı.

Pofuduk devam etmiş:

“Beni yeniden büyütecek tek şey, insanların hayal gücü.”

“Hayal gücü mü?”

“Evet. Çocuklar bulutlara bakıp onları bir şeye benzettiğinde, ben güçlenirim.”

Eren heyecanlanmış.

“O zaman sana yardım edeceğim!”

Ertesi sabah Eren arkadaşlarını kasabanın meydanına çağırmış. Elif, Mert, Zeynep ve Can merakla gelmişler.

Eren gökyüzünü göstererek:

“Hadi bulutlara bakalım!” demiş.

Mert gülmüş.

“Bulut mu? Onlarda ilginç ne var?”

Tam o sırada Pofuduk minicik haliyle Eren’in omzuna konmuş ama yalnızca Eren onu görebiliyormuş.

“Devam et,” diye fısıldamış.

Eren yere uzanmış.

“Şu bulut bir ejderhaya benziyor!”

Elif heyecanla bağırmış:

“Şuradaki de tavşan!”

Can kahkaha atmış:

“Bakın! Kocaman bir dondurma!”

Çocuklar dakikalarca gökyüzünü izlemişler. Her kahkahada Pofuduk biraz daha büyümüş. Önce bir yastık kadar olmuş, sonra bir bisiklet kadar…

Derken kasabanın üstünü gri bir duman kaplamış.

Bu dumanın sebebi kasabanın dışındaki Bay Kuruntu’nun fabrikasıymış. Fabrika durmadan siyah duman çıkarıyormuş. İnsanlar ağaç dikmeyi bırakmış, dereler kirlenmeye başlamış.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir:  Su Altındaki Işık Prensi

Pofuduk güçsüzleşmiş.

“Temiz hava olmazsa bulutlar hasta olur,” demiş.

Eren çok üzülmüş.

“O zaman kasabayı değiştirmeliyiz!”

Çocuklar hemen işe koyulmuş. Önce çöpleri toplamışlar. Sonra herkesin evinin önüne çiçek ekmişler. Kasaba halkına gökyüzünü izlemenin ne kadar güzel olduğunu anlatmışlar.

Başta büyükler onları ciddiye almamış.

Ama bir gün yaşlı bir teyze gökyüzüne bakıp:

“Şu bulut gençliğimdeki kedime benziyor,” deyince herkes gülmeye başlamış.

Sonra bir fırıncı:

“Şuradaki simide benziyor!” diye bağırmış.

Kasaba halkı yavaş yavaş değişmiş. İnsanlar akşamları telefon yerine gökyüzünü izlemeye başlamış. Çocuklar parklarda oynuyor, ağaçlar sulanıyor, kuş sesleri yeniden duyuluyormuş.

Her geçen gün Pofuduk büyüyormuş.

Bir akşamüstü gökyüzü turuncuya boyanırken Pofuduk dev bir bulut haline gelmiş. Yumuşacık bedeni bütün kasabanın üstünde süzülüyormuş.

“Artık geri dönme zamanım geldi,” demiş.

Eren’in gözleri dolmuş.

“Bir daha seni görebilecek miyim?”

Pofuduk gülümsemiş.

“Gökyüzüne bakmayı unutmazsan, ben hep orada olacağım.”

Sonra gökyüzünde parlamaya başlamış. Yağmur damlaları inci gibi yere düşmüş. Ama bu sıradan bir yağmur değilmiş. Yağmur damlaları toprağa düştüğü yerde rengârenk çiçekler açtırıyormuş.

Kasaba o günden sonra “Bulutlar Kasabası” diye anılmaya başlamış.

Ve insanlar ne zaman üzülse, gökyüzüne bakıp bulutların içinde yeni şekiller ararmış.

Çünkü hayal gücü olan insanların dünyası hiçbir zaman karanlık olmazmış.

Eren ise o eski ayakkabı kutusunu ömrü boyunca saklamış.

Kutunun içi artık boşmuş.

Ama her açtığında yağmur ve vanilya kokusu yayılırmış.

Ve bazen…

Çok dikkatli dinlerse…

Uzaklardan gelen neşeli bir ses duyarmış:

“Gökyüzünü unutma…”

“Ayakkabı Kutusunda Saklanan Bulut” masalı, çocuklara hayal gücünün önemini, doğa sevgisini ve çevreyi koruma bilincini eğlenceli bir hikâye ile anlatır. Masal boyunca çocuklar; arkadaşlık, empati, merak ve birlikte hareket etmenin değerini keşfeder. Özellikle ekran süresinin arttığı günümüzde, çocukların gökyüzünü gözlemlemeye, doğayı fark etmeye ve yaratıcı düşünmeye teşvik edilmesi amaçlanmıştır. 5-9 yaş arası çocuklar için uygun olan bu masal, ebeveynlerin çocuklarıyla birlikte keyifle okuyabileceği sıcak ve öğretici bir hikâye sunar. Uyku öncesi okumalar için de ideal bir seçimdir.

Benzer Masallar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz