Mehmet, yarım kalan masalların defterini bulur. Rüzgârı, gölgeleri ve masalların sesini kurtararak dünyaları yeniden canlandırır. Masalların paylaşıldıkça çoğaldığını keşfeder.
Küçük Prenses Elara, saraydan çıkıp cesaretle yolculuğa çıkar. Fısıltılı orman, cam köprü ve Kristal Göl’de kendi kalbinin özgürlüğünü keşfederek gerçek gücünü bulur.
Nazlı, okula başlamadan önce rüyasında Zaman Çiçeği’yle tanışır. Çiçek ona cesaret, merak ve dostluk yaprakları verir. Nazlı, okulu oyun ve bilgiyle dolu sihirli bir yolculuk olarak görür.
Sincap Fındık hep kendi istediğini oynatınca arkadaşlarını kırar. Yalnız kalır, Bilge Kaplumbağa’dan dostluğu öğrenir. Paylaşmayı öğrenince yeniden arkadaşlarıyla mutlu oyunlar oynar.
Keloğlan sihirli uçan halı bulur, Sultan’ın uyuyan kızını kurtarmak için Zümrüd-ü Anka’nın çaldığı rüyayı geri alır, kızı uyandırır, sonunda köyünde mutluluğu seçer.
Cesur Miran, konuşan derenin yönlendirmesiyle ormandaki korku taşını bulup kaldırır. Köy korkudan kurtulur, cesaretle özgürlüğe kavuşur. Miran, halkının kahramanı olur.
Ormanda herkes aslanın yüreğini merak eder. Küçük ceylan yaralı kuşu korumak isterken aslan yardım eder. Hayvanlar öğrenir: gerçek cesaret, güç değil merhamettir.
Küçük Murat, üç misketini çok sever ve kaybetmemeyi diler. Misketleri sihirle hep geri döner. Paylaşmayı öğrenerek köyde dostluk ve sevginin sembolü olur.