Keloğlan sihirli uçan halı bulur, Sultan’ın uyuyan kızını kurtarmak için Zümrüd-ü Anka’nın çaldığı rüyayı geri alır, kızı uyandırır, sonunda köyünde mutluluğu seçer.
Cesur Miran, konuşan derenin yönlendirmesiyle ormandaki korku taşını bulup kaldırır. Köy korkudan kurtulur, cesaretle özgürlüğe kavuşur. Miran, halkının kahramanı olur.
Ormanda herkes aslanın yüreğini merak eder. Küçük ceylan yaralı kuşu korumak isterken aslan yardım eder. Hayvanlar öğrenir: gerçek cesaret, güç değil merhamettir.
Küçük Murat, üç misketini çok sever ve kaybetmemeyi diler. Misketleri sihirle hep geri döner. Paylaşmayı öğrenerek köyde dostluk ve sevginin sembolü olur.
Kocaman fil ile küçücük karınca dost olur. Fil karıncayı korur, karınca da avcıların ağına düşen fili dişleriyle kurtarır. Dostluğun büyüklük değil sevgiyle ölçüldüğünü kanıtlarlar.
Sevimli köpek Pofuduk, insan eli kadar becerikli patisiyle gizemli gümüş kemiği bulur. Zorlu yolculukta dostluk ve cesaretle sınavları aşar, Kemik Krallığı’nda köyünü koruyacak güce kavuşur.
Küçük Lina, geceleri fısıldayan Rüya Ağacı’nın çağrısıyla rüyalar diyarına yolculuk eder. Umudun ışıklarını paylaşarak karanlığı yener ve köyüne umutla döner.
Yavaş ama cesur Pofuduk Bulut, Kuşlar Vadisi ve Fısıldayan Dağlar’da yardım ederek altın tüy ve parlak taş toplar, Gökkuşağı Tepesi’ne renkleri geri getirir, gökyüzünü neşeyle doldurur.
Keloğlan’ın köyü bir gün gizemli bir lanetle bozulur: sular kurur, hayvanlar süt vermez, çocuklar ağlar. Bunun Gölge Cadısı’nın uyanmasından kaynaklandığı anlaşılır. Keloğlan, laneti bozmak için cesurca Karaorman’a gider. Yolda bir kurbağadan, laneti bozmak için üç şey gerektiğini öğrenir: berrak su, bir çocuk kahkahası ve öz sevgi. Bu üç öğeyi toplayıp cadının yanına gider. Cadı, bu saf duygular karşısında laneti geri alır. Köy normale döner ve Keloğlan, kalbiyle köyünü kurtaran kahraman ilan edilir.
Masalda, ormanda yaşayan minik bir tohumun, büyüyüp koca bir ağaca dönüşme hayali anlatılır. Rüzgârla sessiz bir köşeye savrulan tohum, ilkbahar yağmurlarıyla toprağa kök salar. Zamanla büyür, filizlenir ve sonunda ormanın en büyük ağacı olur. Kuşlara, hayvanlara yuva olan bu ağaç, bir gün yanına gelen başka bir minik tohuma umut verir. Masal, her büyük şeyin küçük bir tohumla başladığını anlatır.