Bir varmış bir yokmuş…
Dalgaların köpük köpük olduğu, martıların şarkı söylediği bir sahil kasabasında Temel Reis yaşarmış. Temel Reis güçlüymüş ama asıl gücünün nereden geldiğini çok iyi bilirmiş: ıspanak yemekten ve doğruyu yapmaktan
Bir gece gökyüzünde yıldızları izlerken çok tuhaf bir şey olmuş.
Yıldızlardan biri pırıl pırıl parlayarak yere doğru inmeye başlamış. Bu bir yıldız değil, minicik bir uzay gemisiymiş!
Gemiden minik, mavi renkli, kocaman gözlü bir uzaylı çıkmış.
“Merhaba Temel Reis! Benim adım Zibi. Gezegenimiz Yeşilora yardım istiyor.”
Meğer Yeşilora gezegeninde çocuklar sebze yemeyi bırakmış, kitap okumuyormuş ve bu yüzden gezegenin ışığı yavaş yavaş sönüyormuş
Temel Reis hiç düşünmeden:
“İyilik için yolculuksa, ben hazırım!” demiş.
Uzay Yolculuğu
Temel Reis uzay gemisine binmiş. Gemi “vııızzzt!” diye uçarak yıldızların arasına karışmış
Yolda Temel Reis, uzayda yerçekimi olmadığını öğrenmiş. Bir şey daha fark etmiş:
Bilgi öğrenmek, kas gücü kadar önemliymiş.
Zibi ona gezegenleri, yıldızları ve uzayın sırlarını anlatmış. Temel Reis de dikkatle dinlemiş.
“Demek ki öğrenmek de insanı güçlendiriyor,” demiş.
Yeşilora Gezegeninde
Yeşilora’ya vardıklarında çocuklar üzgün ve halsizmiş.
Ekran başından kalkmıyor, oyun oynuyor ama hiç kitap açmıyorlarmış.
Temel Reis onlara bir tekerleme öğretmiş:
“Sebze yerim güçlenirim,
Kitap okur bilgilenirim!”
Sonra hep birlikte ıspanaklı uzay köftesi yapmışlar
Kitap okuyup, soru sorup, birlikte öğrenmişler.
Bir mucize olmuş!
Gezegen yeniden parlamaya başlamış
Ağaçlar yeşermiş, çocukların yüzü gülmüş.
Mutlu Son
Zibi teşekkür etmiş:
“Temel Reis, sen bize gücün sadece kaslarda değil, akılda ve kalpte olduğunu öğrettin.”
Temel Reis gülümsemiş:
“Doğru beslen, öğrenmekten vazgeçme, iyilik yap… İşte gerçek güç bu!”
Ve Temel Reis dünyaya dönmüş.
O günden sonra çocuklar gökyüzüne baktığında bir yıldız daha parlak görünürmüş.
Derlermiş ki:
“O yıldız, uzayda iyilik yapan Temel Reis’in yıldızı!

