Minik Kaplumbağa Masalı

Minik Kaplumbağa ile sabır, dostluk ve azim dolu büyülü bir macera

Bir varmış, bir yokmuş… Uzaklarda, yemyeşil tepelerin arasında, çiçeklerin şarkılar söylediği, derelerin gümüş gibi parladığı büyülü bir orman varmış. Bu ormanın adı Sabır Ormanıymış.

Sabır Ormanı’nda birbirinden güzel hayvanlar yaşarmış. Renkli kelebekler çiçekten çiçeğe konar, tavşanlar çimenlerin üzerinde zıplar, sincaplar ağaçların dallarında neşeyle koştururmuş.

Ormanın kenarındaki küçük bir yuvarlak taşın altında ise Mino adında minik bir kaplumbağa yaşarmış.

Mino, ormandaki diğer hayvanlardan farklıymış. Çünkü o çok yavaş yürürmüş.

Tavşan Pati birkaç adımda tepeyi çıkarken Mino aynı yolu uzun dakikalarda geçermiş. Sincap Fındık bir ağacın tepesine göz açıp kapayıncaya kadar ulaşırken Mino daha yolun başında olurmuş.

Bir gün Pati, Mino’ya gülerek:

— Sen böyle yavaş yürürsen hiçbir yere zamanında ulaşamazsın! demiş.

Mino üzülmüş ama cevap vermemiş.

O akşam annesi onun üzgün olduğunu fark etmiş.

— Ne oldu, küçük yavrum? diye sormuş.

Mino başını eğerek:

— Herkes benden daha hızlı. Ben hiçbir şeyi onlar kadar çabuk yapamıyorum, demiş.

Annesi gülümsemiş.

— Her canlı farklı özelliklere sahiptir. Tavşanın hızlı koşması onun gücüdür. Sincabın çevik olması onun yeteneğidir. Senin de kendine ait güzel özelliklerin var. Yavaş olmak, başarısız olmak demek değildir.

Mino annesinin sözlerini düşünmüş.

Ertesi sabah ormanda büyük bir duyuru yapılmış.

Ormanın en yüksek tepesinde bulunan Gökkuşağı Çiçeği solmaya başlamış. Bu çiçek, ormandaki bütün bitkilere hayat veren sihirli bir çiçekmiş. Eğer zamanında sulanmazsa ormandaki çiçekler ve ağaçlar güçlerini kaybedebilirmiş.

Bilge Baykuş bütün hayvanları toplamış.

— Gökkuşağı Çiçeği’ne ulaşmak için tepenin arkasındaki kaynaktan bir damla Ay Suyu getirmemiz gerekiyor, demiş.

Hayvanlar hemen yola çıkmak istemiş.

Tavşan Pati:

— Ben giderim! Çok hızlıyım! demiş.

Sincap Fındık:

— Ben de giderim! Ağaçların arasından kestirme yolları biliyorum! diye bağırmış.

Mino da sessizce:

— Ben de yardım etmek istiyorum, demiş.

Bazı hayvanlar şaşırmış.

— Ama sen çok yavaşsın! demiş Pati.

Bilge Baykuş ise Mino’ya bakıp:

— Belki de bu görev için gereken şey hız değil, sabırdır, demiş.

Böylece üçü birlikte yola çıkmış.

Başlangıçta Pati önden koşmuş. Fındık ağaç dallarından ilerlemiş. Mino ise yavaş ama dikkatli adımlarla arkalarından yürümüş.

Bir süre sonra Pati, yolun ikiye ayrıldığı bir yere gelmiş.

— Hangi yoldan gideceğiz? diye düşünmüş.

Fındık da dalların arasında kaybolmuş.

Mino ise yerdeki küçük izleri fark etmiş.

— Burada su damlaları var, demiş. Kaynağa giden yol bu olmalı.

Gerçekten de Mino’nun bulduğu yol onları doğru yere götürmüş.

Biraz ilerledikten sonra önlerine büyük bir çamur birikintisi çıkmış.

Pati hızla atlamak istemiş ama ayağı kayıp çamurun içine düşmüş.

— İmdat! diye bağırmış.

Mino hemen yanına gitmiş.

— Panik yapma. Yavaşça ayağını kaldır, demiş.

Pati, Mino’nun söylediklerini dinlemiş ve çamurdan kurtulmuş.

— Teşekkür ederim, Mino. Sen olmasaydın burada kalabilirdim, demiş.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir:  Tom ve Gökyüzü Peyniri

Bir süre sonra kaynak suyunun bulunduğu mağaraya ulaşmışlar.

Fakat mağaranın girişi çok karanlıkmış.

Fındık korkuyla:

— İçeri nasıl gireceğiz? diye sormuş.

Mino kabuğundaki küçük ışıklı yosunları fark etmiş. Yol boyunca üzerine yapışan yosunlar hafifçe parlıyormuş.

— Bakın! Bu yosunlar bize yol gösterebilir, demiş.

Üç arkadaş, parlayan yosunları takip ederek mağaranın derinliklerine ilerlemiş.

Sonunda kristal gibi parlayan bir su havuzuna ulaşmışlar.

Bilge Baykuş’un söylediği Ay Suyu işte buradaymış.

Fakat suyun yanında küçük bir taş tablet varmış. Tabletin üzerinde şöyle yazıyormuş:

“Suyu taşıyan kişi, onu dökmeden ve acele etmeden yürümelidir.”

Pati hemen suyu almak istemiş.

— Ben götürürüm! demiş.

Fakat hızlı hareket edince suyun bir kısmını dökmüş.

Fındık denemiş. O da dallardan atlarken suyu dökmüş.

Sonunda Mino küçük kabı dikkatlice sırtına yerleştirmiş.

— Yavaş gideceğim ama suyu dökmeyeceğim, demiş.

Adımını dikkatle atmış.

Bir adım…

Sonra bir adım daha…

Yol uzunmuş. Taşlar kayganmış. Bazı yerlerde rüzgâr kuvvetli esmiş.

Ama Mino vazgeçmemiş.

Pati ve Fındık bu kez onun yanında yürümüş.

— Acele etme, Mino. Biz seninle birlikteyiz, demiş Pati.

Saatler sonra üç arkadaş Gökkuşağı Çiçeği’nin yanına ulaşmış.

Mino, Ay Suyu’nu dikkatlice çiçeğin köklerine dökmüş.

Bir anda ormanın üzerinde rengârenk bir ışık yükselmiş.

Solmuş çiçekler yeniden açmış.

Ağaçların yaprakları parlamış.

Dereler şırıl şırıl akmaya başlamış.

Gökkuşağı Çiçeği’nin yaprakları gökyüzüne doğru uzanmış ve ormanın üzerine büyük bir gökkuşağı yayılmış.

Bütün hayvanlar sevinçle alkışlamış.

Bilge Baykuş Mino’nun yanına gelmiş.

— Bugün hepimize önemli bir ders verdin, demiş. Hızlı olmak her zaman en iyi yol değildir. Bazen dikkatli olmak, sabretmek ve pes etmemek çok daha değerlidir.

Pati de Mino’ya yaklaşmış.

— Senden özür dilerim. Senin yavaş olduğunu düşünüp seni küçümsemiştim. Oysa bugün bizi sen kurtardın.

Fındık da başını sallamış.

— Bundan sonra hiçbir arkadaşımı görünüşüne veya hızına göre değerlendirmeyeceğim.

Mino gülümsemiş.

— Hepimizin farklı yetenekleri var. Önemli olan birbirimize yardım etmek, demiş.

O günden sonra Sabır Ormanı’nda hiçbir hayvan başka bir hayvanla hızını, gücünü veya yeteneğini karşılaştırmamış.

Tavşan hızlı koşmuş, sincap çevik dallarda dolaşmış, kuşlar gökyüzünde uçmuş.

Mino ise yavaş ama kararlı adımlarıyla ormanda yürümeye devam etmiş.

Ve ne zaman bir hayvan bir işi hemen başaramasa, Mino’nun şu sözünü hatırlarmış:

“Yavaş ilerlemek sorun değildir. Önemli olan doğru yolda yürümeye devam etmektir.”

O günden sonra Mino yalnızca Sabır Ormanı’nın en küçük kaplumbağası değil, aynı zamanda ormanın sabır ve azim sembolü olmuş.

Gökkuşağı Çiçeği ise her bahar açtığında, bütün ormana aynı mesajı fısıldarmış:

Sabreden, dikkat eden ve vazgeçmeyen herkes kendi yolunda mutlaka ışığını bulur.

Ve gökyüzünde yıldızlar parladıkça, Sabır Ormanı’nda masallar anlatılmaya devam etmiş.

Gökten üç elma düşmüş: Biri sabredenlere, biri arkadaşlarına yardım edenlere, biri de kendi yeteneklerine inanan çocuklara…

Benzer Masallar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz