Ana SayfaYaşa Göre5-6 Yaş MasallarıGarfield’ın Uyku Sevdası

Garfield’ın Uyku Sevdası

Uykuya düşkün Garfield’ın, zamanı doğru kullanmayı ve sorumluluk almayı öğrendiği sıcacık bir çocuk masalı.

Bir varmış, bir yokmuş… Güneşin pencereden altın ışıklar saçtığı, kuşların cıvıldadığı güzel bir sabahmış. Ama o evde yaşayan tombul, turuncu bir kedi için sabah demek pek bir şey ifade etmezmiş. Onun adı Garfield’mış.

Garfield’ın en sevdiği şey yemek yemek ve uyumakmış. Özellikle de uyumak! Yumuşacık koltuğa kıvrılır, kuyruğunu burnunun altına dolayarak saatlerce mışıl mışıl uyurmuş.

Bir gün evin küçük saati “Dııırrrın!” diye çalmış. Güneş çoktan yükselmiş. Ama Garfield yorganı başına çekmiş.

“Beş dakika daha…” diye mırıldanmış.

O sırada pencereye minik bir serçe konmuş.
“Cik cik! Gün başladı! Haydi dışarı!” demiş.

Garfield gözünü aralamış.
“Dışarısı yorucu… Uyku daha güzel,” demiş ve tekrar dalmış.

Yavaş Kaplumbağa ile Karşılaşma

O gün öğleden sonra Garfield nihayet uyanmış. Karnı guruldamaya başlamış. Mutfaktan gelen mama kokusunu takip ederken bahçeye çıkmış. Orada ağır ağır yürüyen bir kaplumbağa görmüş.

Kaplumbağa gülümseyerek,
“Merhaba Garfield. Bugün neler yaptın?” diye sormuş.

Garfield esneyerek,
“Uyudum. Sonra biraz daha uyudum. Sonra yine uyudum,” demiş.

Kaplumbağa şaşırmış.
“Peki yeni bir şey öğrendin mi?”

Garfield durmuş. Düşünmüş.
“Hmm… Yastığımın daha da yumuşak olduğunu öğrendim,” demiş.

Kaplumbağa kibarca gülmüş.
“Dinlenmek güzeldir. Ama sadece uyursan dünyadaki güzellikleri kaçırırsın,” demiş.

Garfield omuz silkmiş.
“Dünya kaçmaz,” demiş.

Kaplumbağa cevap vermiş:
“Ama zaman kaçar.”

Kaçan Gökkuşağı

Ertesi sabah yağmur yağmış. Garfield yine uyumuş. Yağmur dindikten sonra gökyüzünde kocaman, rengârenk bir gökkuşağı belirmiş.

Serçe camdan seslenmiş:
“Garfield! Haydi bak! Muhteşem bir gökkuşağı var!”

Garfield yastığına daha sıkı sarılmış.
“Gökkuşağı yarın da çıkar,” demiş.

Ama gökkuşağı birkaç dakika sonra kaybolmuş.

Akşam olduğunda Garfield bahçeye çıkmış. Herkes gökkuşağından bahsediyormuş. Renklerinden, ışığından, güzelliğinden…

Garfield’ın içi biraz burkulmuş.
“Ben neden görmedim?” diye sormuş.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir:  Su Altındaki Işık Prensi

Kaplumbağa cevap vermiş:
“Çünkü sen uyuyordun.”

Garfield ilk kez düşündü. “Acaba biraz fazla mı uyuyorum?”

Küçük Tohumun Sırrı

Bir gün kaplumbağa Garfield’a minik bir tohum vermiş.
“Bunu toprağa koy ve her gün biraz ilgilen,” demiş.

Garfield başta üşenmiş. Ama merak da etmiş. Tohumu toprağa koymuş.

İlk gün sulamış.
İkinci gün bakmış.
Üçüncü gün yine bakmış.

Dördüncü gün tam uyumak üzereyken aklına tohum gelmiş. İsteksizce dışarı çıkmış. Ve ne görsün? Toprağın içinden minicik bir filiz çıkmış!

Garfield şaşkınlıkla,
“Ben uyurken mi büyüdü?” demiş.

Kaplumbağa gülmüş:
“Hayır. Sen ilgilendiğin için büyüdü.”

Garfield o gün çok mutlu olmuş. Çünkü ilk kez bir şeyi kendi çabasıyla büyütmüş.

Büyük Karar

Garfield o gece yine koltuğa kıvrılmış. Uyku çok tatlıymış. Ama gökkuşağını, filizi ve kaplumbağanın sözlerini hatırlamış.

Kendi kendine konuşmuş:
“Uyumak güzel… Ama yaşamak daha güzel.”

Ertesi sabah saat çaldığında bir gözünü açmış.
“Tamam,” demiş. “Bugün sadece biraz daha az uyuyacağım.”

Bahçeye çıkmış. Serçeyle sohbet etmiş. Kaplumbağayla yürümüş. Filizi sulamış. Güneşin sıcaklığını hissetmiş.

Ve o gün, Garfield şunu öğrenmiş:

Dinlenmek önemlidir, ama zamanı iyi kullanmak daha da önemlidir.
Hayat, uyanıkken keşfedilecek güzelliklerle doludur.
Sorumluluk almak insanı (ve kediyi) mutlu eder.

Çocuklar,
Uyumak ve dinlenmek sağlığımız için gereklidir. Ama bütün gün uyursak yeni şeyler öğrenemeyiz, oyun oynayamayız, arkadaşlarımızla vakit geçiremeyiz.

Hayat;
Bir gökkuşağı kadar kısa,
Bir filiz kadar hassas,
Ve bir gülümseme kadar değerlidir.

Bu yüzden her sabah gözlerinizi açtığınızda şunu hatırlayın:

Bugün keşfedecek yeni bir şey var!

Ve Garfield mı?
Hâlâ uyumayı seviyor…
Ama artık dünyayı kaçırmayacak kadar uyanık kalmayı da biliyor.

Benzer Masallar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz