Ana SayfaYaşa Göre5-6 Yaş MasallarıPes Etmeyen Küçük Kartal

Pes Etmeyen Küçük Kartal

Pes Etmeyen Küçük Kartal ile sabır, cesaret ve azmin gücünü keşfet!

Yüksek dağların, yemyeşil ormanların ve bulutlara uzanan sarp kayalıkların arasında küçük bir kartal yaşardı. Adı Pırpır’dı. Pırpır’ın yuvası, rüzgârın hiç eksik olmadığı yüksek bir kayanın üzerindeydi. Her sabah güneş dağların ardından doğduğunda, annesi kanatlarını açar ve gökyüzünde süzülürdü. Pırpır ise yuvasının kenarına oturup annesini hayranlıkla izlerdi. Onun da en büyük hayali, bir gün gökyüzünde özgürce uçabilmekti. Fakat Pırpır’ın henüz güçlü kanatları yoktu ve yüksekten bakınca biraz korkuyordu.

Bir sabah annesi, Pırpır’ın yanına gelip yumuşak bir sesle, “Uçmayı öğrenmek için önce kanatlarına, sonra da kendine güvenmeyi öğrenmelisin,” dedi. Pırpır başını salladı ama gözlerini aşağıdaki derin vadiye çevirdiğinde kalbi hızlı hızlı çarpmaya başladı. “Ya düşersem?” diye sordu. Annesi gülümsedi ve “Düşmekten korktuğun için denemekten vazgeçersen, neler başarabileceğini hiçbir zaman öğrenemezsin,” diye cevap verdi. Pırpır o gün uzun süre düşündü. İçinde küçük bir korku vardı ama hayalinin sesi korkusundan daha güçlüydü.

Ertesi sabah Pırpır yuvasının kenarına çıktı. Kanatlarını iki yana açtı, derin bir nefes aldı ve kendini hafifçe ileri bıraktı. Birkaç saniye havada kaldıktan sonra aşağıdaki yumuşak çimenlerin üzerine kondu. Canı biraz acımıştı ama önemli bir şey olmuştu: Pırpır ilk kez uçmayı denemişti. Başını kaldırıp yuvasına baktı ve annesinin ona gururla baktığını gördü. Annesi, “Bugün kusursuz uçmadın ama cesurca denedin. Başarı bazen gökyüzüne ulaşmak değil, korkuna rağmen ilk adımı atmaktır,” dedi.

Pırpır her gün biraz daha çalıştı. Bazen kanatlarını yeterince hızlı çırpamıyor, bazen rüzgâr onu yana doğru savuruyor, bazen de yorulup yuvasına geri dönüyordu. Bir gün denemelerinden biri yine başarısız olunca Pırpır üzgün bir şekilde kayanın üzerine oturdu. “Ben galiba hiç uçamayacağım,” diye mırıldandı. O sırada yaşlı baykuş Bilge Dede yanına geldi. “Neden böyle düşünüyorsun küçük kartal?” diye sordu. Pırpır, “Çünkü ne kadar denesem de istediğim gibi uçamıyorum,” diye cevap verdi. Bilge Dede başını sallayarak, “Bir tohum toprağa düştüğü gün ağaca dönüşmez. Önce bekler, filizlenir, güçlenir ve zamanla dallarını gökyüzüne uzatır. Senin de büyümek için zamana ve sabra ihtiyacın var,” dedi.

Bu sözler Pırpır’ın kalbine umut doldurdu. O günden sonra başarısız olduğu her denemeyi bir ders olarak görmeye başladı. Rüzgâr onu savurduğunda rüzgârı tanımayı, kanatları yorulduğunda dinlenmeyi, korktuğunda derin nefes almayı öğrendi. Artık “Yapamıyorum,” demek yerine “Henüz yapamıyorum ama tekrar deneyebilirim,” diyordu. Ormandaki hayvanlar da onun çabasını fark etmişti. Sincaplar dallardan onu izliyor, tavşanlar çimenlerin arasından başlarını çıkarıyor, küçük kuşlar ise cıvıltılarıyla ona cesaret veriyordu.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir:  Rüzgârın Uyandırdığı Dağ

Bir gün dağlara güçlü bir rüzgâr geldi. Gökyüzü bulutlarla kaplandı ve ağaçların dalları sağa sola sallanmaya başladı. Pırpır önce biraz korktu. Fakat sonra Bilge Dede’nin sözlerini hatırladı. Bu kez rüzgârdan kaçmak yerine onu anlamaya çalıştı. Kanatlarını doğru zamanda açtı ve rüzgârın kendisini yukarı taşımasına izin verdi. Bir anda yuvasından yükseldi. Önce kayanın biraz üzerine çıktı, sonra daha yükseğe ulaştı. Pırpır şaşkınlıkla aşağı baktığında bütün ormanın küçücük göründüğünü fark etti.

Pırpır artık gerçekten uçuyordu. Kanatlarını açtığında rüzgâr onu taşıyor, güneş tüylerinin üzerine altın gibi parlıyordu. Bir süre gökyüzünde süzüldükten sonra yuvasına döndü. Annesi ona sarıldı ve “Başardın küçük kartal!” dedi. Pırpır gülümseyerek, “Asıl önemli olan uçtuğum gün değil, uçamadığım günlerde vazgeçmememmiş,” diye cevap verdi. Annesi bu sözleri duyunca gururla başını salladı. Çünkü Pırpır yalnızca uçmayı değil, sabırlı olmayı, cesur davranmayı ve başarısızlık karşısında yeniden denemeyi öğrenmişti.

O günden sonra Pırpır gökyüzünde daha uzun süre uçmaya başladı. Fakat hiçbir zaman ilk denemelerini unutmadı. Yere düştüğü, korktuğu ve “Acaba başarabilir miyim?” diye düşündüğü günleri hatırladı. Bu yüzden uçmayı öğrenmek isteyen küçük kuşlara yardım etti. Onlara, “Herkes bir şeyi ilk denemesinde başaramayabilir. Önemli olan hata yaptığında kendine kızmak yerine yeniden denemektir,” dedi. Küçük kuşlar onun sözlerini dikkatle dinledi ve Pırpır’ın hikâyesi dağların arasında dilden dile yayıldı.

Yıllar sonra Pırpır, gökyüzünün en cesur kartallarından biri oldu. Ancak onun en büyük gücü keskin gözleri ya da güçlü kanatları değildi. Onu özel yapan şey, başarısız olduğunda pes etmemesiydi. Pırpır’ın hikâyesi çocuklara ve ormandaki bütün canlılara aynı güzel gerçeği hatırlattı: Büyük hayaller bazen küçük adımlarla başlar. Bir şeyi hemen başaramamak, onu asla başaramayacağın anlamına gelmez. Sabırla çalışır, cesaretini korur ve yeniden denemeye devam edersen, bir gün kendi gökyüzüne kanat açabilirsin.

Ve o günden sonra dağların üzerinden her küçük kartal uçtuğunda, Pırpır’ın hikâyesi rüzgârla birlikte fısıldanmaya devam etti: “Pes etme; çünkü bazen hayaline ulaşmadan hemen önce, yalnızca bir kez daha denemen gerekir.”

Benzer Masallar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz