Vaktiyle, haritalarda adı geçmeyen ama rüzgârların fısıltıyla bildiği bir liman kentinde Sindbad adında genç bir denizci yaşardı. Bu Sindbad, herkesin bildiği maceraperestten farklıydı; altın ya da şan peşinde değil, denizlerin kalbini arıyordu. Çünkü dedesi ölmeden önce ona şöyle demişti:
“Yedi denizi geçmeden insan kendini tanıyamaz.”
Sindbad, bu sözün ağırlığıyla bir gece yelken açtı. İşte o andan sonra, denizler onu yedi kez sınayacaktı.
Birinci Deniz: Aynalar Denizi
Sindbad’ın gemisi, yüzeyi cam gibi parlayan bir denize girdi. Suya baktığında kendi yüzünü değil, olabileceği kişileri gördü: korkak Sindbad, zalim Sindbad, bilge Sindbad…
Deniz ona seslendi:
“Hangisini seçeceksin?”
Sindbad cevap verdi:
“Henüz bilmiyorum, ama öğrenmeye hazırım.”
Deniz bu dürüstlüğü sevdi ve geçmesine izin verdi.
İkinci Deniz: Sessizlik Denizi
Bu denizde ne dalga vardı ne rüzgâr. Günlerce tek bir ses duymadı. Konuştuğunda sesi suya düşüp kayboluyordu.
Sindbad burada şunu öğrendi:
İnsan bazen susarak da yol alır.
Sabırla bekledi ve sessizlik denizi ona bir rüzgâr armağan etti.
Üçüncü Deniz: Canlı Adalar Denizi
Sindbad karaya çıktığını sandı ama bastığı yer bir adaya değil, dev bir deniz kaplumbağasının sırtınaydı. Ada sandığı her yer canlıydı.
Burada öğrendi ki:
Dünya sandığımızdan daha canlıdır ve dikkatsiz olanı affetmez.
Özür dileyerek denizden ayrıldı.
Dördüncü Deniz: Unutkanlık Denizi
Bu denizde kalanlar geçmişini unuturdu. Sindbad gün geçtikçe adını, yolculuğunu, neden yola çıktığını kaybetmeye başladı.
Son anda dedesinin sözleri aklına geldi. Onları geminin direğine kazıdı. Yazı, hafızasından güçlü çıktı.
Böylece öğrendi:
İnsan hatırladıklarıyla ayakta kalır.
Beşinci Deniz: Gölge Deniz
Bu denizde herkesin gölgesi sudan ayrılıp konuşurdu. Sindbad’ın gölgesi ona korkularını anlattı.
“Beni reddetme,” dedi gölge, “beni anla.”
Sindbad gölgesini dinledi. Kaçmadı.
Ve öğrendi:
Korkular dinlenince küçülür.
Altıncı Deniz: Paylaşım Denizi
Burada denizciler birbirine yardım etmeden ilerleyemezdi. Sindbad, tanımadığı insanlarla yemeğini, rotasını, umudunu paylaştı.
Deniz ona şöyle dedi:
“Yalnız giden hızlıdır, birlikte giden uzağa gider.”
Yedinci Deniz: Kalp Denizi
Son denizde fırtına yoktu ama Sindbad ilerleyemedi. Deniz dedi ki:
“Son deniz dışarıda değil, içindedir.”
Sindbad gemiyi durdurdu, gözlerini kapadı ve yolculuğun onu nasıl değiştirdiğini fark etti.
O an deniz ikiye ayrıldı.
Dönüş
Sindbad liman kentine geri döndüğünde kimse onu tanımadı. Çünkü o artık yalnızca bir denizci değil, yedi denizi içinde taşıyan bir insandı.
Bir daha hiç yelken açmadı. Ama anlattığı her masalda, dinleyenler kendilerini bir denizin kıyısında buldu.
Ve derler ki:
Hâlâ biri gerçekten dinlerse, Sindbad’ın gemisi kalbinde yola çıkar.

