Kaybolan Topun Macerası

Kaybolan topun peşinde dostluk ve yardımlaşmayla dolu büyülü bir macera.

Bir zamanlar yemyeşil ağaçların, rengârenk çiçeklerin ve kuş cıvıltılarının hiç eksik olmadığı Gülen Vadi adında güzel bir köy varmış. Bu köyde yaşayan çocuklar her gün okuldan sonra büyük çınar ağacının altında toplanır, oyunlar oynar, kahkahalar atarmış. İçlerinde en neşelisi ise Mert adında yardımsever bir çocukmuş.

Mert’in en sevdiği oyuncağı kırmızı, parlak ve zıpladıkça güneşte ışıldayan topuymuş. Bu topu ona dedesi doğum gününde hediye etmişti. Mert topunu çok sever ama hiçbir zaman arkadaşlarından esirgemezmiş. “Paylaşılan oyun daha güzeldir.” dermiş.

Bir gün Mert ve arkadaşları parkta top oynarken güçlü bir rüzgâr esmeye başlamış. Mert topa biraz sert vurunca top havalanmış, çalıların üzerinden aşmış ve gözden kaybolmuş.

“Topum gitti!” diye üzülmüş Mert.

Arkadaşları hemen yanına gelmiş.

“Merak etme, birlikte ararsak mutlaka buluruz.” demiş Elif.

Çocuklar ormanın kenarına kadar gitmişler. Önce büyük meşe ağacına sormuşlar.

“Sevgili ağaç, kırmızı bir top gördün mü?”

Yaşlı meşe ağacı yapraklarını hafifçe sallamış.

“Rüzgâr onu derenin olduğu tarafa götürdü.” demiş.

Çocuklar ağaca teşekkür ederek yollarına devam etmişler. Bir süre sonra berrak suların aktığı küçük dereye ulaşmışlar. Dere kenarında su içen minik bir tavşan varmış.

“Merhaba tavşancık. Kırmızı topumuzu gördün mü?” diye sormuş Mert.

Tavşan gülümseyerek cevap vermiş:

“Evet, gördüm. Ama onu küçük kirpi yuvarlayarak tepeye doğru götürdü.”

Çocuklar tavşana teşekkür etmişler. Mert, “Yardım eden herkese teşekkür etmek çok önemlidir.” diyerek arkadaşlarına gülümsemiş.

Tepeye vardıklarında minik kirpiyle karşılaşmışlar. Kirpi topun yanında oturuyormuş.

“Bu top senin mi?” diye sormuş.

“Evet.” demiş Mert.

Kirpi üzgün bir ifadeyle başını eğmiş.

“Top dereye düşecekti. Onu kurtarmak için buraya kadar yuvarladım. Sahibini bulamamıştım.”

Mert kirpiye kızmak yerine teşekkür etmiş.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir:  Dostluk Arayan Küçük Kurt

“Topumu koruduğun için çok teşekkür ederim.”

Kirpi çok mutlu olmuş. Çünkü iyilik yaptığında karşılığında güzel sözler duymak onu sevindirmiş.

Tam çocuklar eve dönecekken gökyüzü kararmış. Küçük bir kuş, yuvasından düşen yavrusunu bulamıyormuş. Mert topunu çantasına koymuş ve arkadaşlarına dönmüş.

“Önce yavru kuşa yardım edelim.”

Hep birlikte çevreyi dikkatlice aramışlar. Sonunda minik yavruyu çalıların arasında bulmuşlar. Elif onu nazikçe avuçlarına almış, Mert ise uzun bir dal yardımıyla yuvaya güvenle yerleştirmiş.

Anne kuş sevinçle ötüp çocukların etrafında uçmuş.

O gün çocuklar sadece kaybolan topu bulmamış, birlikte çalışmanın ne kadar önemli olduğunu da öğrenmişlerdi.

Eve dönerken Mert düşünceli bir şekilde konuşmuş:

“Bugün topumu tek başıma arasaydım belki hiç bulamayacaktım. Arkadaşlarım, ağaç, tavşan ve kirpi bana yardım etti. Demek ki yardımlaşınca zor işler kolaylaşıyor.”

Dedesi onu kapıda karşılamış.

“Topunu bulabildin mi?” diye sormuş.

Mert gülümseyerek cevap vermiş:

“Evet dede. Ama bugün topumdan daha değerli bir şey buldum.”

“Ne buldun bakalım?”

“Dostluğu, paylaşmayı, teşekkür etmeyi ve yardımlaşmanın gücünü.”

Dedesi gururla torununa sarılmış.

“O halde bugün gerçekten büyük bir hazine kazanmışsın.”

O günden sonra Gülen Vadi’nin çocukları sadece oyun oynamakla kalmamış; birbirlerine yardım etmeyi, doğayı korumayı, hayvanlara sevgi göstermeyi ve buldukları eşyaları sahiplerine ulaştırmayı da alışkanlık hâline getirmişler.

Ve Mert’in kırmızı topu, her zıpladığında çocuklara o güzel günü hatırlatmış. Çünkü gerçek mutluluk yalnızca sahip olduklarımızda değil; iyilik yapmakta, paylaşmakta ve birlikte hareket etmekte saklıymış.

Paylaşmak dostluğu büyütür, yardımlaşmak sorunları çözer, teşekkür etmek ise iyiliği çoğaltır. Birlikte hareket eden insanlar hem daha mutlu olur hem de karşılaştıkları zorlukların üstesinden daha kolay gelirler.

Benzer Masallar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz