Masallarla Büyümek

Lila’nın Masal Ormanı’nda iyilik, cesaret ve dostluk dolu büyülü yolculuğu

Bir varmış, bir yokmuş…

Uzaklarda, bulutların dağların üzerine pamuk gibi serildiği, geceleri yıldızların çocuklara göz kırptığı yemyeşil bir vadide Masal Ormanı adında büyülü bir yer varmış.

Bu ormanda ağaçların yaprakları rüzgâr estikçe fısıldaşır, dereler gümüş kurdeleler gibi kıvrılarak akarmış. Ormanda yaşayan hayvanlar birbirlerine yardım eder, yaşlı kaplumbağalar küçük tavşanlara sabrı öğretir, bilge baykuşlar çocuklara merak etmenin güzelliğini anlatırmış.

Masal Ormanı’nın hemen kıyısındaki küçük bir evde ise Lila adında meraklı bir çocuk yaşarmış.

Lila’nın en sevdiği şey masal dinlemekmiş.

Her akşam uyumadan önce büyükannesi ona bir masal anlatırmış.

Bazen cesur bir çocuğun macerasını…

Bazen konuşan bir kelebeğin sırrını…

Bazen de iyiliğin, kötülükten daha güçlü olduğunu anlatan eski bir masalı…

Lila, büyükannesinin anlattığı her masalı dikkatle dinler ve sonra kendi kendine düşünürmüş:

“Acaba masallar neden anlatılır?”

Bir akşam bu soruyu büyükannesine sormuş.

Büyükannesi gülümsemiş.

— Çünkü masallar, yalnızca kulaklarımızla dinlediğimiz hikâyeler değildir, demiş. Masallar bazen kalbimize bir tohum bırakır. O tohumu sevgiyle büyütürsek, içimizde güzel bir ağaca dönüşür.

Lila bu sözleri uzun süre düşünmüş.

— Peki, benim içimde de bir masal ağacı var mı?

Büyükannesi göz kırpmış.

— Bunu öğrenmenin tek bir yolu var.

— Nedir?

— Kendi masalını bulmak.

Lila’nın gözleri merakla parlamış.

— Kendi masalımı mı?

— Evet. Ama unutma Lila… Kendi masalını bulmak, hazine bulmak gibi değildir. Bazen insanın aradığı şey, yolculuk sırasında öğrendiği bir derstir.

O gece Lila, penceresinden Masal Ormanı’na bakmış.

Ay ışığı ormanın üzerine gümüş bir örtü gibi serilmiş.

Tam o sırada uzaklardan incecik bir ışık yükselmiş.

Lila şaşkınlıkla yatağından kalkmış.

Işık, ormanın derinliklerinden geliyormuş.

“Belki de masalım oradadır,” diye düşünmüş.

Ertesi sabah erkenden yola çıkmış.

Ormana girdiğinde karşısına küçük bir kirpi çıkmış.

Kirpinin sırtında kocaman bir sepet varmış. Fakat sepet o kadar ağırmış ki kirpi birkaç adımda bir durup dinleniyormuş.

Lila hemen yanına koşmuş.

— Yardım edebilir miyim?

Kirpi şaşkınlıkla ona bakmış.

— Gerçekten yardım etmek ister misin?

— Elbette!

Lila sepetin bir ucundan tutmuş. Birlikte yürümeye başlamışlar.

Bir süre sonra Lila merak etmiş:

— Bu sepetin içinde ne var?

Kirpi iç çekmiş.

— Ormandaki hayvanların bana verdiği bütün dertler var.

— Dertler?

— Evet. Biri arkadaşını kırmış, biri hata yapmış, biri korkmuş, biri kendini yalnız hissetmiş… Herkes derdini bana anlatıyor. Ben de hepsini taşıyorum.

Lila bir süre sessiz kalmış.

Sonra sormuş:

— Peki, neden hepsini tek başına taşıyorsun?

Kirpi başını eğmiş.

— Çünkü onları dinlemezsem kötü bir arkadaş olacağımı düşünüyorum.

Lila gülümsemiş.

— Birini dinlemek güzel bir şeydir. Ama onun bütün yükünü tek başına taşımak zorunda değilsin.

Kirpi şaşırmış.

— Öyle mi?

— Bence gerçek arkadaşlık, birinin yükünü tamamen sırtlanmak değil; yanında yürümektir.

Kirpi bu sözleri duyunca sepeti yere bırakmış.

O anda sepetin içinden rengârenk küçük taşlar dökülmüş.

Kirpi şaşkınlıkla taşlara bakmış.

— Demek ki dertlerimi paylaşabilirmişim.

Lila başını sallamış.

— Evet. Bazen konuşmak da yardım istemenin bir yoludur.

Kirpi ilk kez uzun zamandır rahat bir nefes almış.

— Teşekkür ederim Lila. Bugün bana önemli bir şey öğrettin.

Lila yoluna devam etmiş.

Biraz ileride, dalları gökyüzüne uzanan yaşlı bir meşe ağacının altında küçük bir sincap görmüş.

Sincap, yere düşen meşe palamutlarını tekrar tekrar toplamaya çalışıyormuş.

Fakat her seferinde palamutlardan bazıları yuvarlanıp gidiyormuş.

Sincap öfkeyle bağırmış:

— Olmuyor! Ne yaparsam yapayım olmuyor!

Lila yanına yaklaşmış.

— Ne yapmaya çalışıyorsun?

— Kış için bütün palamutları toplamak istiyorum. Ama sürekli hata yapıyorum!

Lila yerdeki palamutlara bakmış.

— Hata yapmak kötü bir şey mi?

Sincap şaşırmış.

— Elbette! Hata yaparsam başarısız olurum.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir:  Kar Beyaz ile Kırmızı Gül

Lila biraz düşünmüş.

— Belki de hata, başarısızlık değildir. Belki hata, başka bir yolu öğrenmemiz için bize yardım eden küçük bir öğretmendir.

Sincap başını yana eğmiş.

— Küçük bir öğretmen mi?

— Evet. Mesela palamutların yuvarlanıyorsa, onları daha küçük bir sepete koyabilirsin.

Sincap bunu denemiş.

Bu kez palamutlar yuvarlanmamış.

Sincap sevinçle zıplamış.

— Başardım!

Lila gülümsemiş.

— Gördün mü? Bazen yapamadığımız şeyi bırakmak yerine yöntemimizi değiştirmemiz gerekir.

Sincap Lila’ya teşekkür etmiş.

Lila yoluna devam etmiş.

Akşama doğru ormanın en derin yerine ulaşmış.

Karşısında büyük bir açıklık varmış.

Açıklığın tam ortasında, daha önce hiç görmediği kadar güzel bir ağaç duruyormuş.

Ağacın gövdesi gümüş rengindeymiş.

Dallarında ise yüzlerce küçük ışık parlıyormuş.

Lila ağaca yaklaşmış.

O anda ağacın dallarından yumuşak bir ses yükselmiş:

— Hoş geldin, Lila.

Lila şaşkınlıkla etrafına bakınmış.

— Sen kimsin?

— Ben Masal Ağacı’yım.

— Masal Ağacı mı?

— Evet. Buraya kendi masalını bulmaya geldin.

Lila heyecanlanmış.

— Benim masalım nerede?

Ağaç hafifçe sallanmış.

Dallarından üç ışıklı yaprak düşmüş.

İlk yaprakta kirpi varmış.

İkinci yaprakta sincap…

Üçüncü yaprakta ise Lila’nın kendisi…

Lila şaşkınlıkla sormuş:

— Benim masalım neden onların hikâyelerinin arasında?

Masal Ağacı şöyle cevap vermiş:

— Çünkü sen bugün bir şey öğrendin.

— Ne öğrendim?

— Büyümek, yalnızca boyunun uzaması değildir.

Lila dikkatle dinlemiş.

— Peki büyümek nedir?

Masal Ağacı’nın yaprakları ışıldamış.

— Büyümek; başkalarını dinlemeyi öğrenmektir.

— Hımm…

— Büyümek; hata yaptığında yeniden denemektir.

Lila gülümsemiş.

— Ve…

— Büyümek; yardım etmek kadar gerektiğinde yardım istemeyi de bilmektir.

Lila bir süre sessiz kalmış.

Sonra kalbinin içinde sıcacık bir ışık hissetmiş.

Birden ağacın dallarından minicik altın bir tohum düşmüş.

Tohum, Lila’nın avucuna konmuş.

— Bu nedir? diye sormuş Lila.

— Senin masal tohumun.

— Onu ne yapacağım?

Masal Ağacı cevap vermiş:

— Evine götür. Fakat toprağa değil, kalbine ek.

Lila tohumu avucunda sımsıkı tutmuş.

— Peki nasıl büyüteceğim?

Masal Ağacı gülümsemiş.

— Her iyilik yaptığında bir damla sevgi…

— Her hata yaptığında bir tutam cesaret…

— Her yeni şey öğrendiğinde bir parça merak…

— Ve her zor zamanda sabır…

Lila tohumu kalbine götürmüş.

O anda ormanın her yanından ışıklar yükselmeye başlamış.

Kirpi, sincabı da yanına alarak gelmiş.

Kuşlar dallarda şarkılar söylemiş.

Tavşanlar çiçekler taşımış.

Lila, Masal Ormanı’ndaki bütün canlıların birbirlerine yardım ettiğini görmüş.

İşte o an anlamış:

En güzel masallar, yalnızca anlatılanlar değil; iyilikle, cesaretle ve sevgiyle yaşananlarmış.

Lila eve döndüğünde büyükannesi onu kapıda bekliyormuş.

— Kendi masalını bulabildin mi? diye sormuş.

Lila gülümsemiş.

— Evet.

Büyükannesi merakla sormuş:

— Peki masalın neymiş?

Lila, kalbinin üzerine elini koymuş.

— Büyümek, her şeyi bilmek değilmiş. Öğrenmeye devam etmekmiş. Hata yapmaktan korkmamakmış. Başkalarına yardım etmekmiş. Gerektiğinde yardım istemekmiş. Ve en önemlisi, kalbimizdeki iyiliği büyütmekmiş.

Büyükannesi Lila’ya sarılmış.

O gece Lila yatağına uzandığında pencereden Masal Ormanı’na bakmış.

Uzaklarda, Masal Ağacı’nın ışıkları hâlâ parlıyormuş.

Lila gözlerini kapatırken kalbinin içinde küçük bir tohumun filizlendiğini hissetmiş.

Belki de o tohum, yıllar içinde kocaman bir ağaca dönüşecekti.

Belki dallarında yüzlerce yeni masal yetişecekti.

Ve belki bir gün Lila, kendi çocuklarına şöyle diyecekti:

“Bir varmış, bir yokmuş…”

Çünkü bazı masallar kitapların içinde değil, iyilik yapan insanların kalbinde yaşarmış.

Ve o günden sonra Masal Ormanı’nda yaşayan herkes bir şeyi hiç unutmamış:

İnsan, masallarla büyür; ama güzel bir insan olmayı, yaşadığı iyiliklerle öğrenir.

Gökten üç yıldız düşmüş:

Biri merak eden çocuklara

Biri hata yapıp yeniden deneyenlere

Biri de kalbindeki iyiliği büyüten herkese

Masal da burada bitmiş, güzel düşler çocukların kalbine konmuş.

Benzer Masallar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz